Kısa Tarihçe

Sureti Alem Fotoğraf Derneği

Fotoğrafçılık Temel Eğitim Semineri

Hazırlayan Kemal BEĞENDİK

Ağustos 2016 Kayseri
1. Ders

Camera obscura’dan günümüze

Günümüzdeki dijital fotoğraf makineleri dahil tüm fotoğraf makinelerinin esasını oluşturan Karanlık Kutunun (Camera Obscura) mazisi milattan önceye kadar uzanmaktadır.

İlk optik keşif: «Duvardaki Delik»

Çinli düşünür Mo Ti yaklaşık olarak milattan önce V. yüzyılda deneysel gözlemleri sonucunda, karanlık bir ortama açılan küçük bir delikten giren ışığın dışarıda bulunan görüntünün bir yansımasını meydana getirdiğini yazmıştı.

Sümerlerin taş tabletlerinde de “karartılmış bir odanın duvarında küçük bir delik açılırsa, dışarıdaki görüntü karşı duvara ters olarak düşer” ilkesi yer almaktadır.

Aristo & Camera Obscura

MÖ 4. yüzyılda Aristo da ışığın bu ilkesi ile igilenen düşünürlerdendi ve tariflediği sisteme “camera obscura” adını vermişti.

Camera Obscura’nın bir cihaz olarak icadında temel fikrin 10. yüzyılda (965-1039 yılları arasında) yaşamış Arap bilim adamı Basralı Ebu Ali El Hasan İbn El Haytam’a ait olduğu batılı kaynaklarda yer almaktadır.

15. asırda büyük sanatçı Leonardo da Vinci’nin karanlık odadan yaralanarak  resimlerin eskizini çizmiştir.

1568 Danillo Barbaro, karanlık kutunun ışık gören deliğine bir mercek yerleştirmiş ve görüntü kalitesini belirgin bir biçimde artırmıştır.
cameraobscura cameraobscura2
Gümüş Nitratın ışıkta karardığı bulunuyor

Sekizinci yüzyılda Cabir İbni Hayyan adlı bir Arap ilim adamı Gümüş Nitrat’ın güneş ışığı etkisiyle karardığını bulmuştur.

Ne yazık ki camera obscura ile ışıkta kararan gümüşü bir araya getirmek fikri 19. yüzyıla kadar mümkün olmadı.

Thomas Wedgwood

19. Yüzyıla gelindiğinde Thomas Wedgwood fotoğraf elde etme fikrini somut adıma dönüştüren ilk isim oldu.

Thomas Wedgwood’un; “gümüş ışıkla etkileştiğinde kararır” ilkesinden hareketle, o dönemde ressamların kullandığı “camera obscura” nın içine gümüş kaplı bir levha yerleştirme düşüncesi gerçek anlamda fotoğraf elde etme fikrinin balangıcı olmuştur.

Kuramsal çıkarımları tümüyle doğru olmasına karşın, denemelerindeki ışıklama süresinin çok uzun olması, oluşan görüntüdeki kararmayı durduramaması ve 1805 yılında genç yaştaki (34 yaşında) ölümü nedeniyle neticeye ulaşamamıştır.

Joseph Nicéphore Niepce ve Heliograph

Thomas Wedgwood’un  çağdaşı olan Fransız Joseph Nicéphore Niepce onun bu amacına ulaşmayı başaran ilk isim oldu.

1822’de Niepce camera obscura kullanarak görüntüyü kurşun-kalay alaşımı özel bir plakaya düşürdü.

Biraz bulanık olan görüntünün oluşması için 8 saat beklemek gerekiyordu.

Niepce bu işleme “Heliografi” yani “güneş yazısı” adını verdi.

Niepce’in bu yöntemle evinin penceresinden 1826’da çektiği fotoğrafı günümüze  ulaşabilmiş ilk fotoğraf olarak tarihe geçmiş bulunmaktadır.

ilk foto

Tarihteki ilk fotoğraf (heliograph)

Daguerre ve Daguerreotype

Niepce bu yıllarda Fransız mucit Daguerre ile birlikte çalışmaya başladı.

Niepce 1833 yılında ölünce Daguerre, çalışmalarına yalnız devam etti ve 1837 yılında kamerada film yerine iyot buharına tutulmuş parlak yüzeyli bir gümüş levha kullandı. Pozlanan bu levhayı da civa buharında banyo ederek bir cismin görüntüsünü elde etmeyi başardı.

Bu icadına “Daguerreotype” adını verdi. Daguerre’in bu çalışması Fransız Bilimler Akademisi tarafından 19 Ağustos 1839 tarihinde onaylandı ve adı henüz konmasa da fotoğraf, resmen bir buluş olarak ilan edildi.

daguerre1

Louis Jacques Mande DAGUERRE , Still Life, 1837

daguerre2

Louis Jacques Mande DAGUERRE,Boulevard du Tample,Paris, 1838

Henry Fox Talbot ve Fotoğraf teriminin tarihte ilk kez kullanılması

Fotoğraf sözcüğü bir kavram olarak ilk kez İngiliz Sir John F. W. Herschel tarafından 1840 yılında kullanılmıştır.

Onun arkadaşı olan Henry Fox Talbot bir takım kimyasal maddelere batırılmış kağıtlar üzerinde görüntü elde etmeyi başardıysa da yavaş yavaş kararması ve görüntünün net olmaması nedeniyle kolayca unutuldu. Ancak Talbot bu buluşu için ilk defa “FOTOĞRAF” kelimesi kullanmıştır.

 

 

talbo1

William Henry Fox TALBOT. 1839

talbot2

William Hanry Fox TALBOT. The Open Door,1843

Fotoğraf Hızla gelişiyor

1950’lerden itibaren Japon makinalarının dünyayı sarması, 1960’larda renkli fotoğrafın yaygınlaşması, 1970’lerden itibaren de baskı sistemleri ve labaratuvarların gelişmesi, 1980’lerde elektroniğin gelişimi ve fotoğrafta uygulanması, fotoğrafı kitlelere yayan dönüm noktalarıdır.

İçinde olduğumuz dönemde son dönüm noktası ise bilgisayar teknolojisi ile birlikte dijital fotoğraf çağına giriştir.

İlk Dijital Kamera

Dünyanın ilk dijital kamerası, 1975’de Eastman Kodak çalışanı Steven Sasson tarafından geliştirilmiştir.

Resimleri CCD sesör ile yakalayan cihaz, 100×100 çözünürlüğünde siyah beyaz görüntüler kaydedebiliyordu.

Makine, yakaladığı görüntüyü ise bir kasete yazıyordu. Bu analog süreç, yaklaşık 23 saniye sürüyordu.

ilk dijital kamera

İlk Dijital Fotoğraf makinesi

Yıl 1991: Kodak İlk DSLR’yi üretiyor

İlk DSLR olan Kodak DCS 100, 1991 yılında filmli bir makine olan Nikon F3 gövdesine 1.3MP çözünürlüğe sahip 14×9.3mm’lik görüntü algılayıcı yerleştirilerek kullanıma sunulmuştur.

kodak dcs100

Kodak DCS 100

1999′da Nikon profesyonellere yönelik D1 modeli ile pazara merhaba derken, Canon ise 2001 yılında profesyonellere yönelik EOS-1D modelini sundu.

DSLR pazararını tümüyle değiştiren ve bugün ucuza DSLR alınabilmesini sağlayan firma ise Canon oldu. 2003 yılında 1000$ barajının altına 999$ fiyat etiketine sahip EOS 300D modeli ile geçen Canon, diğer firmaların da rekabetçi fiyatlarla ürün çıkarmalarına öncülük etti.

Geçmişin Günümüze Etkisi

1826 yılında Fransız mucit Joseph Nicéphore Niepce‘in çektiği ilk fotoğraftan günümüze kadar geçen 183 yıllık zaman zarfında fotoğrafın kendisi ve makinelerinde çok büyük gelişmeler yaşanmış olmasına rağmen fotoğrafın temel ilkelerinde köklü bir değişim olmamıştır.

19. yy.’da Thomas Wedgwood’un camera obscuara’da Gümüş nitratlı levha kullanarak fotoğraf elde etme deneyiminde başarısız olması, fotoğrafçılığın günümüzde de en önemli kavramlardan olan iki konusunu  yakından ilgilendirmektedir.

İşte  önemle üzerinde duracağımız bu iki  temel konudan biri fotoğrafın oluştuğu yüzeyin ışığa hassasiyeti, diğeri ise bu yüzeye düşecek olan ışığın şiddet ve süresidir.

Joseph Nicéphore Niepce ilk fotoğrafını 8 saat süreyle pozlandırmıştı. Günümüzde ise aynı manzara milisaniye ile ifade edilen bir sürede fotoğraflanmaktadır. Bu pozlama süresindeki farklılığın nedeni; kullanılan yüzeylerin ışığa hassasiyetlerindeki farklılıktan kaynaklanmaktadır.

ISO olarak adlandırılan bu kavram fotoğrafçılığın temel unsurlarından biri olarak halen devam etmektedir.

%d blogcu bunu beğendi: